TSKGV Genel Müdür Vekili Sadık PİYADE ile Yapılan Söyleşi

1. TSKGV’nin  kuruluş  sürecine, yönetim ve organizasyon yapısına yönelik bilgi verebilir misiniz? 

Türkiye’deki savunma sanayiinin gelişiminde 1960’lı yıllarda başlayan Kıbrıs bunalımının büyük etkisi olmuştur. Bu çerçevede; 1965 yılında, “kendi gemini kendin yap” sloganıyla “Türk Donanma Cemiyeti”, 1970 yılında “milli havacılık sanayinin geliştirilmesi” amacıyla “kendi uçağını kendin yap” sloganıyla “Türk Hava Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı”, 1972 yılında “Türk Donanma Vakfı” (Türk Donanma Cemiyetinin kapatılması neticesinde kurulmuş olup, 1981 yılında ismi “Türk Deniz Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı” olarak değiştirilmiştir)  Son olarak da 1974 yılında gerçekleştirilen Kıbrıs Barış Harekâtı sonrasında karşı karşıya kalınan ambargo neticesinde savunma elektroniği alanında dışa bağımlılığı azaltmak için “Türk Kara Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı” kurulmuştur. Anılan Vakıfların ana amacı, Büyük Türk Milleti ile Türk Silahlı Kuvvetleri arasında manevi bir bağ, bir gönül köprüsü oluşturmak suretiyle sağlanacak bağışlarla savunma sanayii şirketleri kurmak olmuştur. Bu Vakıflar tarafından Türk Silahlı Kuvvetlerinin savunma ve havacılık sistemlerinin yenilenmesi ve/veya modernizasyonu açısından ihtiyaç duyduğu yerli, milli ve özgün teknolojilerin geliştirilerek sistem, alt sistem, ürün ve malzemelerin karşılanması hedeflenmiştir. Anılan Vakıflar faaliyetlerine 1987 yılına kadar başarıyla devam etmişlerdir. Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı (TSKGV); Kara, Deniz ve Hava Kuvvetlerini Güçlendirme Vakıflarının 3388 Sayılı “TSKGV Kanunu” ile birleştirilmesi neticesinde 26 Eylül 1987 tarihinde kurulmuştur.

TSKGV’nin Kuruluş Amacı; “Milli harp sanayiimizin geliştirilmesi, yeni harp sanayii dallarının kurulması ve harp silah araç ve gereçlerinin satın alınması suretiyle Türk Silahlı Kuvvetlerinin savaş gücünün artırılmasına katkıda bulunmak üzere milletimizin maddi ve manevi desteğini sağlamak” olarak belirlenmiştir. 

Vakfın Mütevelli Heyeti; Cumhurbaşkanı Recep Tayyip ERDOĞAN Başkanlığında, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat OKTAY, Milli Savunma Bakanı Hulusi AKAR, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar GÜLER ve Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayi Başkanı Prof. Dr. İsmail DEMİR’den oluşmaktadır. 

Mütevelli Heyetine bağlı Yönetim Kurulunda ise; Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayi Başkanı Prof. Dr. İsmail DEMİR Başkanlığında, Milli Güvenlik Kurulu Vali Genel Sekreteri Seyfullah HACIMÜFTÜOĞLU Başkan Vekilliğinde, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ümit DÜNDAR,  Sanayii ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Hasan BÜYÜKDEDE ve Türk Hava Kurumu Kayyum Heyeti Başkanı Cenap AŞCI görev yapmaktadır. Vakfın Genel Müdür V. ise (E) Tümgeneral Sadık PİYADE’dir.  

2. Vakfın, hisselerinin %50’den fazlasına sahip olduğu Bağlı Ortaklık olarak adlandırılan kaç   şirketi vardır, ana faaliyet alanları ile ilgili kısa bilgi verebilir misiniz ? 

TSKGV, her biri savunma sanayimizde önemli alanlarda faaliyet gösteren 6 Bağlı Ortaklığı (VBO) ve 8 İştiraki (Vİ) olmak üzere 14 şirkette doğrudan pay sahibidir. 2020 yıl sonu itibariyle Türk Savunma Sanayinin toplam satışlarının %44’ünü gerçekleştiren VBO’nun doğrudan veya dolaylı olarak hisse sahibi olduğu yurtiçi ve yurtdışındaki şirketleri de dikkate aldığımızda, gelinen aşamada Vakıf toplam 61 şirkette doğrudan ve dolaylı olarak hisse sahibidir. 

TSKGV’nin kuruluş amacına uygun olarak Türk Silahlı Kuvvetleri’nin silah ve sistemlerinin yenilenmesi veya modernizasyonu kapsamında ihtiyaç duyduğu kritik öneme sahip yerli, milli ve özgün sistemlerin ileri teknolojilerle temin edilmesi VBO’nun en büyük misyonu ve hedefidir. 

Bu doğrultuda Vakıf tarafından, stratejik planı aracılığıyla VBO’ya yönelik performansa dayalı bir gözetim ve yönlendirme süreci takip edilmektedir. Stratejik Planımızda ana sermayedar olarak her bir Bağlı Ortaklığımız için; Sürdürülebilir Büyüme, Karlılık, Verimlilik, Ar-Ge ve Yenilik boyutlarında sayısal performans göstergeleri, bunun yanı sıra teknoloji öngörüleri belirlenmiştir. Söz konusu hedefler esas alınarak Bağlı Ortaklıklarının stratejik seviyede gözetimi, yönlendirilmesi ve aralarında işbirliği ve koordinasyonun sağlanması sürecine odaklanılmaktadır.

ASELSAN A.Ş.: 1975 yılında TSK’nın haberleşme sistem/cihaz ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla kurulmuştur. TSKGV’nin %74,2 hissesine sahip olduğu ASELSAN, özgün ürünleri ile dünyada bir elektronik devi haline gelmiştir. Faaliyetlerini Ankara’da sürdürmektedir. Şirket, Türkiye’de Askeri ve Sivil Haberleşme Sistemleri, Aviyonik Sistemler, Elektronik Harp ve İstihbarat Sistemleri, Radar Sistemleri, Hava Savunma Silah Sistemleri, Entegre Silah Sistemleri, Komuta-Kontrol-Haberleşme-Bilgisayar-İstihbarat Sistemleri, Anayurt Güvenliği Sistemleri, Siber Güvenlik, Mikro elektronik, Trafik Sistemleri, Deniz Sistemleri, Elektro-Optik Sistem ve Ürünlerin tasarımı, geliştirilmesi ve imalatı, sistem entegrasyonu, modernizasyonu ile satış sonrası hizmetleri alanlarında teknoloji merkezi konumundadır.

TUSAŞ A.Ş.:  1984 yılında kurulmuştur. Şirket, sabit ve döner kanatlı hava platformlarından uydu sistemleri ve insansız hava araçlarına kadar entegre havacılık ve uzay sanayi sistemlerinin tasarım, geliştirme, modernizasyon, üretim, entegrasyon ve yaşam döngüsü destek süreçlerinde Türkiye’nin teknoloji merkezi konumundadır. TSKGV, Ankara’da bulunan şirketin %54,5 hissesine sahiptir.   

ROKETSAN A.Ş.: 1988 yılında kurulan ve Ankara’da bulunan şirket, roket, füze, hava savunma füze sistemleri, karadan karaya çok namlulu topçu roket sistemleri, hassas güdümlü mühimmat, uydu fırlatma ve itki sistemleri tasarım ve üreticisidir. Ayrıca Balistik Koruma Merkezindeki imalat ve Ar-Ge faaliyetleri ile yerli sanayi içinde öncü konumdadır. TSKGV, şirkette  %55,33 paya sahiptir.  

HAVELSAN A.Ş.: 1982 yılında kurulan ve Ankara’da bulunan şirkette TSKGV %99,5 payla hissedardır. Şirket, yurtiçinde ve yurtdışında askeri, kamu, özel sektör müşterileri için görev ve emniyet açılarından kritik sistemler geliştirmekte ve çözümler sunmakta, katma değerli, dünya çapında Komuta, Kontrol, Bilgisayar, Haberleşme, İstihbarat, Keşif, Gözetleme (C4ISR) Sistemleri, Hava ve Savunma Sistemleri, Deniz Savaş Yönetim Sistemleri, Simülatör ve Eğitim Sistemleri, Hava Komuta Kontrol ve Yönetim Bilgi Sistemleri, Siber Güvenlik Sistemleri, Enerji Yönetim Sistemleri geliştirmekte, İşletme ve Bakım-Onarım Hizmetleri vermektedir.

İŞBİR A.Ş: 1977 yılında Balıkesir’de kurulan şirket, alternatör, jeneratör, konvertör, elektrojen grupları, elektrik panoları tasarımı ve geliştirilmesi, üretimi, test ve kalifikasyonu faaliyetlerinde bulunmaktadır. Şirkette TSKGV %99,9 payla hissedardır.

ASPİLSAN A.Ş.:  Türk Silahlı Kuvvetlerinin askeri pil ihtiyacını karşılamak üzere 1981 yılında Kayseri Organize Sanayi Bölgesinde Kayseri’li vatandaşların yaptıkları bağışlarla kurulmuştur. TSKGV, %98,3 payla şirkette hissedardır. ASPİLSAN, her türlü taşınabilir Nikel-Kadmiyum (Ni-Cd), Nikel-Metalhidrit (Ni-MH), Alkali, Lityum Batarya Bloğu, Nikel Kadmiyum Uçak Akü Hücresi ve Komple Uçak Aküsü, Endüstriyel Amaçlı Pil Blokları, Batarya Şarj Cihazları, Laboratuvar Test ve Kontrol Sistemleri alanlarında faaliyet göstermektedir.

Gerek savunma sanayiinde, gerekse sivil endüstrilerde, kritik sistemlerin milli ve yerli olarak tedarik edilebilmesi amacıyla Ar-Ge ve yenilik faaliyetlerine önem verilmesinin, ülkemizin ekonomik ve güvenlik açılarından sürdürülebilirliğinde önemli bir kuvvet çarpanı olduğu değerlendirilmektedir. Dünyadaki en büyük 100 savunma sanayi şirketini satış rakamlarına göre sıralayan ve bu alanda en prestijli yayın organlarından biri olarak kabul edilen Defense News’in 2020 yılı sıralamasında; ASELSAN 48’inci, TUSAŞ 68’inci sırada yer alma başarısını göstermiştir.

İstanbul Sanayi Odası’nın (ISO) her yıl Türkiye’deki en büyük şirketleri açıkladığı İSO 500 sıralamasındaki yerleri incelendiğinde: 2020 yılında açıklanan, 2019 yılına verilerine göre yapılan  sıralamada ASELSAN 11’inci sırada yer almış, TUSAŞ, Türkiye’nin 31’inci büyük şirketi olmuştur.  ROKETSAN 56’ncı sırada, HAVELSAN ise 126’ncı sırada yer almış olup, her Vakıf Bağlı Ortaklığı, bir önceki yıl sıralamalarının üzerinde derecelerde yer almıştır. 

Şirketlerimiz bugün itibariyle, 18 Teknokent ve 17 Ar-Ge merkezinde 11.000’i aşan sayıda çalışanı ile faaliyetlerini sürdürmektedir. VBO’nun fikri ve sınai mülkiyet haklarının sayıları da Vakıf tarafından önemli bir hedef olarak yakından takip edilmekte ve sürekli artış göstermektedir.

Bunun yanı sıra VBO tarafından yurtdışı pazarların sayılarının artırılarak bu pazarlara yönelik özelleştirilmiş etkin organizasyon yapıları ile iş geliştirilmesine, bununla birlikte yurtiçinde ve yurtdışında uzun vadeli işbirliği alternatiflerinin oluşturulmasına, böylelikle ihracatın artırılmasına yönelik olarak da Vakıf tarafından yönlendirici olunmaktadır. Bu çerçevede Vakfın kuruluşundan 2020 yılsonuna kadar VBO tarafından toplam 71 ülkeye kümülatif olarak yaklaşık 20 milyar dolar tutarında ihracat gerçekleştirilmiştir. Türkiye İhracat Meclisi’nin ihracat gelirlerine göre yaptığı şirket sıralamasında, 2020 yılında; TUSAŞ Türkiye’nin en büyük 33’üncü, ASELSAN 159’uncu, ROKETSAN 162’nci ihracatçısıdır. 2020 yılında Türkiye’nin ihraç ürünlerinin 1 kilogramının değeri savunma sanayi ürünlerinde 48 Dolar olarak kaydedilmiştir.   

TSKGV’yi Türk ekonomisine katkısı açısından incelediğimizde ise; Vakfımız, hisse sahibi olduğu şirketlerinin sağladığı istihdam, sürekli büyüyen ihracat hacimleri ve KOBİ’lere aktarılan iş payları ile ülke ekonomisine önemli katkılar sağlamaya devam etmektedir.  

VBO tarafından ana entegratör konumunun güçlendirilmesi, yurt içi alt yüklenicilerden azami ölçüde faydalanılarak ana faaliyet alanlarında iş ekosistemi oluşturulması ve teknolojinin tabana yayılması da Vakfın önemli hedefleri arasında yer almakta ve yakından takip edilmektedir. Böylelikle özellikle yurtiçinde dolaylı yoldan istihdama da destek verilmektedir.

2020 yılında Türk Savunma Sanayiinin toplam ihracatının %34’ünü gerçekleştiren VBO’ların  toplam Ar-Ge harcamalarındaki payı ise %83 düzeyindedir. Türk Savunma Sanayiindeki toplam istihdamın %31’ini VBO sağlamaktadır.

3. Vakfın, Türk Savunma Sanayiindeki görevi ve önemli faaliyetleri nelerdir ?

Vakıf; Bağlı Ortaklıklarının etkin ve verimli faaliyet göstermelerini stratejik seviyede yakından takip etmekte, stratejik konularda şirketlere yönlendirmede bulunmakta ve gerekli koordinasyonu sağlamaktadır. TSKGV’nin beş ana gelir kalemi; Hisse Sahibi Olunan Şirketlerden Alınan Kar Payı Gelirleri, IDEF Fuar Geliri, Bağış Geliri, Gayrimenkul ve Kira Geliri, Finans Geliri’dir. Vakfın bütçelenen yıllık brüt gelirinin %80’inin %65’i Milli Savunma Bakanlığı tarafından Vakfa bildirilen modernizasyon projelerinde kullanılmak üzere Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığının Savunma Sanayi Destekleme Fonuna aktarılmaktadır. Bu kapsamda örneğin 2020 yılında Kara Kuvvetleri Komutanlığının “Türk Silahlı Kuvvetleri İç Güvenlik Harekâtına Yönelik Araç, Silah, Malzeme ve Gerekli Savunma Sistemleri Projesi” ile Hava Kuvvetleri Komutanlığının “Arama Kurtarma/Muharebe Arama Kurtarma Helikopteri Projesine” toplam 77.334.348 milyon TL kaynak aktarılmıştır. Böylece sürekli olarak TSK’nın savaş gücünün artırılmasına katkı sağlanmaktadır. 

Vakfın bütçelenen yıllık brüt gelirinin %80’inin %35’i ise, yatırımlar (mevcut bir şirketten hisse alımı, yeni bir şirket kurulması, projelerin desteklenmesi) ve/veya çoğu şirketlerin kendi yatırımları için yapılan sermaye artırımlarında kullanılmak üzere Vakıf Amaca Yönelik Yatırım Fonu Hesabında tutulmaktadır. TRTest Test ve Değerlendirme şirketine 2017 yılında %27 oranında ortak olunması bu çerçevede örnek olarak verilebilecektir. İŞBİR ve ASPİLSAN tarafından mevcut durumda devam eden tesis modernizasyon ve ileri teknoloji yatırımları da bu kapsamda yapılmaktadır. 

Diğer taraftan Vakıf, kuruluşunun ve gelişiminin temelini oluşturan bağışçılarla ilişkiler, tanıtım ve Türk Milleti ile Türk Silahlı Kuvvetleri arasında var olan gönül köprüsünün güçlendirilmesine yönelik faaliyetlerine de özel olarak odaklanmaktadır. Vakfın en önemli tanıtım, bağışçılarla ilişkiler ile halkla ilişkiler enstrümanlarının başında, Türkiye çapında bir toplardamar gibi faaliyet gösteren Fahri Tanıtım Kurulları (FTK) gelmektedir. FTK’lar illerde valiler, ilçelerde kaymakamların fahri başkanlığında ve bölgenin ileri gelenlerinin katılımıyla mevcut durumda 81 il ve 860 ilçede faaliyetlerini sürdürmektedir.  

FTK’ların faaliyetlerinin yönlendirilmesinin yanı sıra Vakıf, etkin tanıtım faaliyetleri ile büyük Türk Milletinin teveccühünün kazanılması ve bağışların artırılması maksadıyla televizyon ve radyo kanalları için kamu spotları ve kısa tanıtım filmleri hazırlamaktadır. Ayrıca Outdoor TV’ler, sosyal medyada instagram, facebook ve twitter hesapları da Vakfın aktif tanıtımı kapsamında kullanılan önemli tanıtım araçları arasında yer almaktadır.

4. IDEF 2021 Fuarı ile ilgili fikir ve görüşlerinizi paylaşırmısınız ? 

Vakfın en önemli faaliyetlerinden biri de IDEF Uluslararası Savunma Sanayii Fuarını icra etmektir. IDEF Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı, TSKGV Mütevelli Heyeti’nin 24 Ocak 1992 tarihinde aldığı “Savunma Sanayiini kapsayan fuar hizmetlerinin Vakıf sorumluluğunda yürütülmesi” kararına istinaden, 1993 yılından itibaren iki yılda bir tekli yıllarda düzenlenmektedir.

IDEF 2021 15’inci Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı, T.C. Cumhurbaşkanlığı himayelerinde, Millî Savunma Bakanlığı (MSB) ev sahipliğinde, Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı (TSKGV) yönetim ve sorumluluğunda, TÜYAP Tüm Fuarcılık Yapım A.Ş. organizatörlüğünde, 17-20 Ağustos 2021 tarihleri arasında Büyükçekmece/İstanbul’daki TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezinde icra edilmiştir.

IDEF Fuarı, başlangıcından beri Türkiye Cumhuriyeti’nin en üst düzey sivil ve askerî makamlarının himaye ve desteğini alarak bir dünya markası haline gelmiş, katılımcı firma sayısı itibarıyla dünyanın en büyük ilk üç savunma sanayii fuarından biri olmuştur. İkili görüşmeler ve metrekarede dünya birinciliğine oynuyoruz.  6 Vakıf Bağlı Ortaklığı, 8 Vakıf İştiraki, 47 Vakıf Dolaylı Bağlı Ortaklığı olmak üzere toplam 61 şirket ile 7 Şube ve 8 Ofis’te doğrudan ya da dolaylı olarak hisse sahibi olmak suretiyle Türk savunma sanayiinde başat bir konuma sahip olan TSKGV, IDEF Fuarıyla tüm savunma sektöründe ulusal ve uluslararası boyutta ayrı bir sinerji yaratmaktadır.

IDEF 2021 Fuarında 81 ülkeden yerli ve yabancı 1.236 katılımcı, 40.000 m2lik alanda ürün ve hizmetlerini sergilemiş, Türk tedarik makamlarıyla ve dünyanın dört bir yanından gelen heyetler ile görüşmeler gerçekleştirmiştir. Fuarda sergilenen ürünler arasında zırhlı muharebe araçları, insansız kara ve hava araçları, roketler, güdümlü füzeler, piyade silahları, askeri simülatörler, patlayıcı madde imha ekipmanları ve daha birçokları yer almıştır. 

KOVİD-19 salgınının başladığı Mart 2020 ayından itibaren dünyada düzenlenmesi planlanan savunma sanayii ve havacılık fuarlarının hemen hemen tamamının iptal edildiği veya ertelendiği bir dönemin ardından düzenlenen IDEF 2021 Fuarı ile sektör dinamizm kazanmış ve yeniden nefes almaya başlamıştır. 

5. Sonuç olarak:

Büyük Türk Milletinin teveccühü ile Vakfımızın kuruluşundan bugüne kadar yarattığı değerin ulusal savunma sanayiine katkısının daha da artırılması ve Aziz Milletimizin bağışladığı tek kuruşun dahi heba edilmeden en iyi şekilde değerlendirilmesi için çalışmalara devam edilmektedir. Vakfımız, etkin tanıtım faaliyetleri aracılığıyla Türk Silahlı Kuvvetleri ile Türk Milleti arasındaki gönül köprüsünü kuvvetlendirirken, hisse sahibi olduğu şirketlerinin gözetimi ve yönlendirilmesine, aralarında işbirliğinin sağlanmasına odaklanmaktadır. 

Böylelikle, Milli Savunma Bakanlığının projelerinde kullanılmak üzere Savunma Sanayii Destekleme Fonuna giderek artan miktarda kaynak aktarmakta, bazı şirketlerine sermaye artırımlarıyla destek sağlamakta, savunma sanayiinde katma değerin ve ihracatın artırılmasının yanı sıra ülke ekonomisine katkıda bulunmakta, böylelikle Türk Silahlı Kuvvetlerini güçlendirme amacını yerine getirmektedir.

Sağlanan bağışlar ordumuzun güçlenmesi için en modern silahlarla donatılmasında ve savunma sanayi teknolojilerinin geliştirilmesinde kullanılmaktadır. Türk Silahlı Kuvvetlerimizin gücüne güç katan ve hayallerimizi gerçeğe dönüştüren ürünler arasında yer alan helikopterler, uçaklar, insansız hava araçları, roketler, füzeler, silah sistemleri, radarlar gibi nice savunma sanayi sistemleri ve teknolojileri şirketlerimiz tarafından geliştirilmekte ve üretilmektedir.

Bugün itibariyle yaklaşık 170.000’i aşan bağışçısı ve 25.000'den fazla şirket çalışanından oluşan büyük bir aileyi temsil etmekten gurur duyuyoruz.