ROKETSAN Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Faruk YİĞİT

1. Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı’nın Ulusal Savunma Sanayindeki rolü hakkında görüşleriniz?

Kuruluşundan bugüne kadar ulusal savunma sanayi alanında stratejik yatırımlar gerçekleştiren Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı, ülkemizin gözbebeği kurumları arasındadır. Gücünü Türk milletinden alan Vakıf, kuruluşundan bugüne kadar oluşturduğu değer ile ulusal savunma sanayisine olan katkısını her geçen yıl artırmaktadır. Biz de Türk Silahlı Kuvvetleri Güçlendirme Vakfı’na bağlı ortaklıklardan biri olarak, kurulduğumuz 1988 yılından itibaren, “Denizlerin Altından Uzaya Kadar Roket ve Füze Sistemlerinde Lider Kuruluş Olmak” vizyonuyla roket ve füze sistemlerimizle ülke savunmasına hizmet etmenin mutluluğunu yaşıyoruz. 

Türk Savunma Sanayii; ekonomik, siyasi, bilimsel ve teknolojik gücümüze katkıları yanında ülkemizin küresel ve bölgesel konumunu güçlendiren millî bir güç unsurudur. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde yürütülen çalışmalar sonucu bugün sektöre yerel ve özgün tasarımların hâkim olması gurur vericidir. Nitekim Savunma Sanayii Başkanlığı’nın verilerine göre savunma sanayiindeki yerlilik oranı 2006 yılında %37 seviyesinden 2019 yılında %65’e yükselmiştir. 2023 yılında bu oranın %75’i aşması hedeflenmektedir. 

Biz de savunma sanayiinde dünyanın ilk 100 firması arasında yer alan bir şirket olmanın verdiği sorumluluk bilinciyle, Millî Savunma Bakanlığı, Türk Silahlı Kuvvetleri, Emniyet Genel Müdürlüğü, Savunma Sanayii Başkanlığı ve Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı’nın desteği ile gelişen teknolojiye paralel olarak kara, hava ve deniz ihtiyaçları için yerli ve millî ürünler geliştiriyoruz. HİSAR Hava Savunma Sistemleri’nden Lazer Güdümlü Füze CİRİT’e; farklı varyantları ile Stand Off Mühimmatı SOM Ailesi’nden Mini Akıllı Mühimmat MAM-L ve MAM-C’ye; TEBER Lazer Güdüm Kiti’nden ATMACA Satıhtan Satha Güdümlü Mermi’ye; BORA füzesinden Portatif Hava Savunma Sistemi SUNGUR’a kadar geliştirdiğimiz teknolojiler ile cephede görev yapan vatan evlatlarımızın karadaki, havadaki ve denizdeki gücü olmak için çalışıyoruz.  

Roket ve füze endüstrisi, savunma sanayii için büyük önem teşkil ediyor. Bunun bilincinde olarak, son teknoloji ürünlerimiz ile hem yurt içi, hem de yurt dışı pazarları hedef alıyoruz. Roketsan olarak çalışmalarımızı Savunma Sanayii Başkanlığı’nın, millî savunma sanayimizin en iyi şekilde gelişmesi için belirlemiş olduğu stratejiler ve hedefler doğrultusunda sürdürüyor; Türk Silahlı Kuvvetleri’nin ihtiyaçlarına yönelik operasyonel sahada avantaj sağlayan, yenilikçi çözümler geliştiriyoruz. 

2. IDEF Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı ile ilgili görüşleriniz?

Sektörde dünyanın önde gelen fuarlarından biri olan IDEF, hızlı ve emin adımlarla gelişen millî savunma sanayiimizin gelişiminin ve potansiyelinin uluslararası pazarda sergilenmesi açısından büyük önem taşıyor. Önceki IDEF organizasyonlarında olduğu gibi, önümüzdeki fuarda da ileri teknoloji ürün ve yeteneklerimizle yer alarak, sektörümüzün ulaştığı gelişmişlik seviyesine tanık olmanın mutluluğunu yaşayacağımıza inanıyorum. 

3. Roketsanın yapılan AR-GE çalışmaları hakkında bilgi verir misiniz?

Kritik teknolojilerde tamamen millî olmak ve geleceği şekillendirmek üzere temel ve ileri teknolojiler çerçevesinde Ar-Ge çalışmalarımızı yürütüyoruz. Uluslararası savunma sanayiinde sürdürülebilir, güçlü bir konum için özgün teknolojiler geliştirmek ve inovatif bir bakış açısı benimsemek gerekiyor. Bu doğrultuda bir yandan büyük resme bakarken, öbür taraftan da üretimimizi ve gelişimimizi en verimli biçimde devam ettirebilmek adına alt sistem ve temel teknolojilere kadar indiğimiz, kapsamlı Ar-Ge ve inovasyon çalışmaları yapıyoruz. Tasarım çalışmalarımızı ve üretimimizi kesintisiz bir şekilde sürdürebilmek için gerekli teknolojileri yurt içinde geliştirmeye hassasiyet gösteriyor ve kapsamlı millîleştirme çalışmaları yürütüyoruz. 

Biz sadece roket ile füze tasarımı ve üretimi yapan bir şirket değiliz, aynı zamanda yüksek teknoloji tasarlayan ve üreten bir firmayız. Türkiye’nin ekonomik gücüne güç katan katma değerli ürünlerimizi geliştirirken, Ar-Ge’ye her yıl ülke ortalamasının üzerinde bir yatırım yapmayı görev addediyoruz. Turkishtime tarafından hazırlanan “2019 Ar-Ge Harcamalarına Göre En Büyük 250 Şirket” arasında 3’üncü olmanın mutluluğunu yaşadık. Bu başarı aynı zamanda sorumluluğumuzu daha da artıyor. Gelişen teknolojiye paralel olarak, değişen savunma ihtiyaçları için yoğun Ar-Ge çalışmaları gerçekleştiriyor; nitelikli iş gücü ve teknolojinin etkin kullanımına odaklanarak 2009 yılında kurduğumuz Ar-Ge merkezlerimizde 1100’ün üzerinde mühendisimiz ile birçok projeyi eş zamanlı olarak yürütüyoruz. 

Roketsan olarak başarıda sürekliliğin, küresel değişimlere ayak uydurarak ve sektördeki gelişmelere yön verecek bir konuma gelerek mümkün olacağına inanıyoruz. Bu doğrultuda, Savunma Sanayii Başkanlığı ile imzaladığımız Mikro Uydu Fırlatma Sistemi (MUFS) Projesi ile ülkemizi uzay alanında da roket ve füze sistemlerinde olduğu gibi en iyi şekilde temsil etmek için var gücümüzle çalışıyoruz.

14 Haziran 1988’de, 25 kişilik çekirdek kadro ile kurulan Roketsan, bugün 3.200’e yakın çalışanımızın emeğiyle başarı hikâyeleri yazmaya devam ediyor. Her genç yeteneğin millî kalkınmaya katkısının bilincinde olarak, gelecek vadeden ve fark yaratan yenilikçi nesillerimizi her alanda destekliyor; 32 yıldır her gün daha da kuvvetlenen takım ruhumuz ve motivasyonumuzla ülke savunmasına hizmet etmekten onur duyuyoruz. 

Her geçen gün bünyesine kattığı yeniliklerle Roketsan, millî değerlerine bağlı, yüksek eğitim seviyesine sahip, çalışkan ve inançlı personeli ile tarihinden aldığı güçle, misyonunu ve stratejik vizyonunun sürekli geliştirerek “Türkiye’nin Gururu” olmaya devam edecektir.